| Her Marka Sosyal Medya’da Olmalı mı?

7
29

Her marka sosyal medya da olmalımıdır sorusu bu işi yaptığımdan beri sorulan hatta bu işi yapan ve yapacak her kişinin de mutlaka sorması gereken bir soru olarak düşünürdüm. Ancak gördüm ki, bu sorudan daha önemli sorulması gereken başka bir soru vardır. İşte bu sorunun cevabını bulmanız, doğru bir strateji oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

Öncelikle bana göre “Sosyal Medya”’da var olmak kavramı doğru tanımlanmalıdır. Bir firma sosyal Medya’da sadece iki şekilde var olabilir. Bunlardan biri aktif yayılımcı diğeri ise pasif izleyicidir. Her ikisinde de önemli nokta bir firmanın mutlaka sosyal medya’da olması gerekliliğidir.

Aktif Yayılımcı: Sosyal medya pazarlama, e-pr yapısını bünyesinde aktif şekilde kullanmayı benimsemiş, sosyal ağlar üzerinden müşteri takibi yapmayı hedefleyen yayılımcıdır.

Pasif İzleyici: Sosyal ağlarda yine yer alan ancak aktif olarak değil de sadece izleme de kalan firmadır. Burada bu firma pasif izleyiciliği devamlı sürdürürken başka bir seçenekte de biranda aktif yanıtlayıcı haline de gelebilir.

Demek ki,  önemli olan sosyal medya’da var olup olmamak değil, ne şekilde var olmaktır. Çünkü şu anda tek bir gerçek vardır ki oda bir firmanın Sosyal Medya için bir şekilde var olma zorunluluğudur. Kısaca anlaşılsın diye söylüyorum “Sosyal Medya”’da olmak zorunludur.

Peki, başta daha önemli bir soru söylemiştim, şimdi soruyu değiştirip tekrar soruyorum;

“Her marka sosyal medya’da aktif yayılımcı olabilir mi?”

İşte gerçek ve düşünülmesi gereken soru budur. Burada öncelikle karar verilmesi gereken markanın müşteriye doğrudan etki ve ilişki/iletim gücüdür. Yani bir müşteri marka ile doğrudan ne kadar ilişkidedir. Bunun sebebi çok basittir. Tabii ki sosyal medyayı kullanan günlük kullanıcı (her seviyeden her saatte girebilme olasılığı olan kullanıcı tipi) o markaya devamlı dokunuyorsa olumlu ya da olumsuz bir durum olduğunda düşüncelerini/şikâyetlerini söyleyebilme şansı varsa bunu tartışmasız olarak interaktif ortamdaki sosyal ağ platformlarında da yapacaktır. Böyle bir yapıdaki firma yine tartışmasız olarak sosyal medyayı “aktif yayılımcı” olarak kullanmalıdır.

Hatırlasanıza, şu Domino’s Pizza çalışanlarının hazırladıkları ve yiyeceklerle gerçekleştirdikleri mide bulandırıcı eylemlerini kameraya kaydetmeleri YouTube’da biranda dağılınca neler oldu. Öncelikle size aradan yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen Domino’s Pizza hala uğradığı büyük bütçe ve marka zararını kurtaramadığını hatırlatayım. Peki ya dahası? Yanlış sunulan bir PR açıklaması ve müşterilerin daha fazla tepki mesajları ve siparişlerin bir bıçak gibi kesilmesi.

Hey siz oradakiler, benim fabrikam var, malım kaliteli zaten kazanıyorum bize bir şey olmaz diyenler. Sosyal medya kullanıcıları tahtakurdu gibidir. Fark ettirmeden markanızı değerini azalttığı gibi tahtanın (markanız) içini oyar ve bir gün siz markanın en tepsindeki sandalyenizde kasıla kasıla otururken sandalyenin paramparça olduğunu hiç fark etmezseniz ve kendinizi yerde bulabilirsiniz. İşte o tahtakurtları sosyal ağlarda kılıçlarını çekinmeden savuran kullanıcı/müşterilerinizden başkası değildir.

Dedim ya, kullanıcılar tahtakurduna benzer diye, tahtakurtları yumurtlama yöntemi ile çoğalır. Yani sosyal ağlarda tanıdıklarına olumsuz bir şey duydukları – gördükleri an hemen başkalarına yumurtlarlar. Daha önemlisi erkek tahtakurtları dişileri ayırt etmezler ve genellikle çift cinsiyetlidirler. Yani sosyal medya açısından bakarsak kullanıcı portföyünde kadın – erken hiç fark etmez kişiler karşıdakini görmedikleri için kelimeler tuşlardan daha bir kolay dökülür. Sonra tahtakurtlarının bıraktığı yumurtalar uygun ortam ve sıcaklıkta açılır. Yani kullanıcı sosyal ağlarda sinirini boşaltmak için en uygun ve herkesin oralarda olabileceği saatleri seçer bu şekilde daha hızlı bir yumurtlama olur.

Bu açıdan bakıldığında marka devamlı hazır bir “aktif yayılımcı” olmalıdır. Bu sayede savrulan kılıçlara anlık cevap verebilinsin ve şikâyette bulunanları ve yalandan şikâyetçileri kolaylıkla savurabilsin.

Markam doğrudan satışta değil boş ver sosyal ağları!!!

Peki, markanız doğrudan müşteriyle alakalı değil, satış yapılmıyorsa yani müşteri önce sizi değil de sizin satmış olduğunuz ürünleri içeren diğer ürünleri kullanıyorsa ne yapılmalı? İşte bu nokta da “Pasif İzleyici” çok doğru bir strateji olacaktır. Çünkü tahtakurtları hiç beklemediğiniz ve hatta ilgilenmediğinizi gördüğü an yine sosyal ağlarda yumurtlarlar işte tam bu sırada eğer siz ya da markanız “Pasif İzleyici” olarak sosyal ağlarda yer alıyorsanız, kolaylıkla tahta kurtlarını savura bilirsiniz.

Sonuçta ne yapmalıyım?

Unutmayın tahta kuruları her zaman hayatımızda, tabii ki sosyal medya da bugün size facebook, friendfeed, twitterla görünür yarın daha nişleriyle belki de daha sonra bambaşka isimlerle. Önemli olan böyle bir yapıda olmaya öncelikle inanmanız sonra da mümkün olduğunca çabuk sosyal ağlarda var olmalısınız. Tabii ki var olma şekli tamamen size kalmış…

7 Yorumlar

  1. kesinlikle. ellerinize sağlık. markalar da şunu anlasın artık; sez olmazsan, senin yerine başkası olur sonuçta. evet, sosyal medya olmak zorundasın, ama tüm silahları kullanmak zorunda değilsin, yani aktif yayılımcı olmak şart elbette ama ihtiyaca göre. bu nedenle de aktif yayılımcı olmaktan evvel, aktif bir dinleyici olmak şart

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. #socialmediatr, #e-sosyal, #sosyalreklam, #sosyaltanitim, #sosyalmedyayazilari, #sosyal-medya-istatistikleri, #sosyalmedyapazarlama, #sosyal-medya, #sosyo-media, #social-media, #sosyalmedya, #sosyalagpazarlama, #hashtagmania, #yay

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. Selamlar, yazınızı zevkle okudum, çok teşekkürler. Firmamız oto kiralama sektöründe hizmet vermektedir. Sosyal ağlarda nasıl projeler yapmamız faydalı ve uygun olur? Çok teşekkürler.

CEVAP VER